Müjdeli haber geldi, Yüzde 100’e çıktı

2.5 milyon esnafa müjde geldi. Kredi sübvansiyonu oranı % 20’den % 100’e çıkarılırken, esnaf kredileri için bütçe ödeneği 1.5 milyar liraya yükseltildi.

Hükümet, yaklaşık 2.5 milyon esnafın yüzünü güldürecek, ticari hayatta elini rahatlatacak önemli bir hamleye hazırlanıyor. Hükümet, esnafa kredide sübvansiyon oranını yüzde 20’den yüzde 100’e çıkarırken, uygulamadan yararlananların sayısı 460 bine ulaştı. Esnaf kredileri için 2002’de 50 milyon lira olan bütçe ödeneği bu yıl ise 1.5 milyar liraya yükseltildi. AK Parti, 24 Haziran seçimlerinin hemen ardından esnafın rekabet gücünü artırmak, değişen ekonomik ve sosyal şartlara uyum için dört yıllık strateji belgesi ve eylem planını yaşama geçirecek. Bu kapsamda atılacak adımlar ve 16 yıllık dönemde yaşama geçen bazı düzenlemeler şöyle: İŞLERİNİ BÜYÜTME İMKÂNI:
Esnafa yeni finansman modelleri ile işlerini geliştirme ve büyütme imkânı tanınacak. Esnaf ve Sanatkârlar Bilgi Sistemi yeniden yapılandırılacak.

KENT MERKEZLERİNE İŞYERİ:
İmar düzenlemeleriyle özellikle kent merkezlerinde işyeri çeşitliliği artırılacak.
MARKALAŞMA PROJESİ:
Esnaf ve sanatkârlar için sektör analizleri projesi hayata geçiriliyor. Doğrudan esnafa yönelik pazarlama ve
markalaşma projesi hayata geçirilecek.

E-TİCARET DESTEK PROGRAMI:
İşletmelerin e-ticaretten yararlanmalarını teminen bir destek programı başlatılacak. Dijitalleşme becerilerinin artırılması teşvik edilecek.
YENİ FİNANSMAN MODELLERİ:
Küçük işletmeleri teşvik için girişimrisk sermayesi gibi yenilikçi finansman modelleri desteklenecek.
İSTİHDAM DESTEĞİ SÜRECEK:
Ücret, sigorta primi ve vergi yükünü birer ay arayla karşılayarak hem 1-3 çalışanı olan esnaf hem de gençlerin istihdamı desteklenecek.

UYGUN KOŞULLU KREDİ:
Esnafa Halk Bankası aracılığıyla uygun koşullu kredi kullandırımı devam edecek. 2002’de esnafa yansıtılan kredi faizleri yüzde 47’lerdeyken bugün yüzde 4 seviyelerine kadar indi.

Yargıtay’dan milyonlarca çalışanı ilgilendiren ‘izin’ kararı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarına karşılık izin kullandırılamayacağına, bu günlerde yapılan çalışmalar için ücret ödemesi yapılması gerektiğine hükmetti. Kararda, “İşçi tatil günleri çalışmışsa bunun karşılığı ücretin ödenmesi gerekir. Bu çalışma sonrası karşılığında izin kullandırılması, tatil ücretine hak kazanamayacağını göstermez. Zira tatil çalışmaları karşılığı serbest zaman veya izin verilmesi yasaya uygun değildir” denildi.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarına karşılık izin kullandırılamayacağına, bu günlerde yapılan çalışmalar için ücret ödenmesi gerektiğine hükmetti.

İstanbul’da 1995-2013 arasında usta öğretici ve değerlendirme görevlisi olarak çalışan bir kişi, ayrıldığı iş yerinden davacı oldu.

İş vereni tarafından kendisinden istifa dilekçesi alınarak 20bin lira ödeme yapıldığını, bunun da taksitle ödendiğini ileri süren davacı, bakiye kıdem tazminatı, fazla mesai, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının tahsilini istedi.

İstanbul Anadolu 5. İş Mahkemesi, iş sözleşmesinin davacı işçinin talebiyle bozulduğu, bu nedenle kıdem tazminatına hak kazanmadığı gerekçesiyle kıdem tazminatı ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının reddine, fazla mesai ve izin ücret alacaklarının kabulüne karar verdi.

Kararın temyiz edilmesi üzerine dosyayı görüşen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozdu.

Bozma kararında, işçinin haklı bir nedene dayanmadan ve bildirim öneli tanımaksızın iş sözleşmesinin feshinin, istifa olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Şarta bağlı istifanın ise kural olarak geçerli olmadığının altı çizilen kararda, uygulamada en çok karşılaşılan şekliyle, işçinin ihbar ve kıdem tazminatı haklarının ödenmesi şartıyla ayrılma talebinin istifa değil, ikale (bozma sözleşmesi) yapma yönünde bir icap olarak değerlendirilmesi gerektiği anlatıldı.

“FESHİN İŞ VERENCE GERÇEKLEŞTİRİLDİĞİ KABUL EDİLMELİ”

İşçinin istifa dilekçesindeki iradesinin fesada uğratılmasının da sıkça karşılaşılan bir durum olduğu ifade edilen kararda, şöyle denildi:

“İş verenin tazminatların derhal ödeneceği sözünü vermek ve benzeri baskılarla işçiden yazılı istifa dilekçesi vermesini talep etmesi ve işçinin buna uyması halinde, gerçek bir istifa iradesinden söz edilemez. Bu halde feshin iş verence gerçekleştirildiği kabul edilmelidir.
İşçinin haklı nedenle derhal fesih nedenleri mevcut olduğu ve buna uygun biçimde bir fesih yoluna gideceği sırada, iradesi fesada uğratılarak iş verence istifa dilekçesi alınması durumunda da istifaya geçerlilik tanınması doğru olmaz. Bu durumda işçinin haklı olarak sözleşmeyi feshettiği sonucuna varılmalıdır.”

İş sözleşmesinin istifayla sona ermesi halinde işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanmasının mümkün olmadığı, ihbar ve kıdem tazminatına da hak kazanamadığı hatırlatılan kararda, istifa durumunda işçinin iş verene ihbar tazminatı ödemesi yükümü ortaya çıkabileceğinden istifa türündeki belgelerin titizlikle ele alınması gerektiği vurgulandı.

Kararda, istifa halinde dahi işçiye kıdem tazminatı ödeneceğini öngören sözleşme hükümleri ile iş yeri uygulamalarının 4857 sayılı Yasaya göre geçerli olduğu, bu halde kıdem tazminatının 1475 sayılı Yasa’nın 14. maddesine göre hesaplanması ve anılan maddedeki kıdem tazminatı tavanının gözetilmesinin zorunlu olduğu ifade edildi.
Somut uyuşmazlıkta davacının neden belirterek şartlı istifa ettiği anlatılan kararda, istifa dilekçesinde sağlık nedenlerini ileri süren davacının fesih tarihinde yaş hariç emeklilik koşullarına sahip olduğu kaydedildi. Bu nedenle fark kıdem tazminatının hüküm altına alınması gerekirken, talebin reddedilmesinin hatalı olduğu bildirildi.
“ÜCRETİN ÖDENMESİ GEREKİR”

Davacı işçinin ulusal bayram ve genel tatil günlerindeki çalışmalarının karşılığı olarak ücrete hak kazanıp kazanmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunduğu anımsatılan kararda, “4857 sayılı İş Kanunu’nda serbest zaman, fazla mesai çalışması için öngörülmüştür. İşçi tatil günleri çalışmışsa bunun karşılığı ücretin ödenmesi gerekir. Bu çalışma sonrası karşılığında izin kullandırılması, tatil ücretine hak kazanamayacağını göstermez. Zira tatil çalışmaları karşılığı serbest zaman veya izin verilmesi yasaya uygun değildir.” ifadelerine yer verildi.
“BİLİRKİŞİ RAPORU HATALI”
Hükme esas bilirkişi raporunun, “davacı işçinin resmi bayram günlerinde çalıştığı ancak davalı tarafından ibraz edilen izin belgelerine göre buna karşılık izin kullandığı, bu gerekçeyle ulusal bayram ve genel tatil alacağının bulunmadığı” yönünde hazırlandığı aktarılan kararda, bu değerlendirmenin hatalı olduğu kaydedildi.

Kararda, “Davalı tarafından ibraz edilen ve davacı imzasını taşıyan belgeler 2008-2009 yıllarına ait olup, davalı tarafından 2010-2013 yıllarına ait ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarına karşılık izin kullandığına dair belge ibraz edilmediği gibi belge ibraz edilse dahi geçersiz olacağından bu döneme ait ulusal bayram ve genel tatil alacağı hesaplanıp hüküm altına alınması gerekir.

Belirtilen günlerde davacının çalıştığı davacı tanık anlatımlarıyla doğrulandığı halde çalışmanın ispat edilemediği gerekçesiyle reddi hatalıdır.” tespitinde bulunuldu

Savunması bile mide bulandırdı, 625 Lira ceza uygulandı

Konya’da bir kişinin köpeğe cinsel istismarda bulunduğu görüntüyü sosyal paylaşım sitesinde yayınladığı iddia edilen A.Ş.’ye, Orman ve Su İşleri 8’inci Bölge Müdürlüğü tarafından ‘Hayvana kötü muamele yapmak’ suçundan 625 lira para cezası uygulandı. A.Ş. hakkında suç duyurusunda da bulunuldu. Şüpheli, görüntülerdeki kişinin kendisi olmadığını ileri sürdü.
Konya Mevlana Doğayı ve Hayvanları Sevenler Derneği üyeleri, A.Ş.’nin sosyal medya hesabından bir kişinin köpeğe cinsel istismarda bulunduğu videoyu paylaştığını gördü. Dernek üyeleri, Orman ve Su İşleri 8’inci Bölge Müdürlüğü’ne şikayette bulundu. Bölge Müdürlüğü yetkilileri yaptıkları araştırma sonucu A.Ş.’nin adresini belirledi.

Görüntüdeki kişinin kendisi olmadığı ileri süren A.Ş., savunmasında, ”Cep telefonumu bir kıraathanede unuttum. Orada bilmediğim şahıslar

tarafından telefonuma yüklenmiş. Bu görüntüler bana ait değildir” dedi. A.Ş.’ye, Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında ‘Hayvana kötü muamele yapmak’ suçundan 625 lira idari para cezası uygulandı. Dernek ayrıca A.Ş. hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’na da suç duyurusunda bulundu.

Tüm Gözler Erdoğanda

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 24 Mayıs Perşembe günü açıklanacak olan seçim beyannamesine son şeklini veriyor.

AK Parti’de gözler 24 Mayıs’ta açıklanacak olan seçim beyannamesine çevrilirken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan beyannameye son şeklini veriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından 24 Mayıs Perşembe günü açıklanacak olan beyanname; adalet, kalkınma, demokrasi, yoksulluk, yasaklar ve yolsuzlukla mücadele olmak üzere 6 bölümden oluşacak ve seçim manifestosunun tamamlayıcısı niteliğinde olacak.

2023, 2053, 2071 HEDEFLERİ…

Beyannamede, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile birlikte inşa edilmeye başlanacak olan “güçlü Türkiye” için atılacak adımlar tek tek yer alacak. Ayrıca, ekonomi ve sosyal alanlarda atılacak somut adımlar, 2023, 2053 ve 2071 hedefleri ile Türkiye’nin terörle mücadeledeki kararlılığı da
beyannamede yer alacak

Memura Müjde Maaşlar Erken Yatacak

Kamuda geçici personel olarak görev yapan 4C’lilerden 4B sözleşmeli personel statüsüne geçenlerin maaşı peşin yatacak
Devlet Memurları Kanunu’nun 4C maddesi uyarınca çalışırken, aynı kanunun 4B maddesi kapsamına geçirilen personel, bundan böyle maaşını peşin alacak.

15 NİSAN’DAN İTİBAREN YÜRÜRLÜKTE
Resmi Gazete’de yer alan konuya ilişkin Bakanlar Kurulu kararı 15 Nisan’dan geçerli olmak üzere yürürlüğe girdiilişkin Bakanlar Kurulu kararı 15 Nisan’dan geçerli olmak üzere yürürlüğe girdi.

Devlet Memurları Kanunu’nun 4C maddesi uyarınca çalışan “geçici personel”, aynı kanunun 4B maddesi kapsamında “sözleşmeli personel” olarak istihdam edilmişti. 4C’li statüsündeyken çalışması karşılığında maaş alan personele, 4B maddesi kapsamda bugün yapılan düzenlemenin ardından ücretleri peşin ödenecek.

BİR MAAŞ FAZLA ALACAKLAR
Bu kapsamdaki personel kadroya geçirilmesinin ardından 15 Mart-14 Nisan mesailerinin ücretini 15 Nisan’da,
15 Nisan-14 Mayıs çalışmalarının maaşını da 15 Mayıs’ta aldı.Ancak yapılan değişiklikle peşin almaları gereken 15 Nisan maaşları önümüzdeki günlerde kurumlarca tahakkuk ettirilerek 4B statüsüne geçen kamu personeline ödenecek. Yapılan bu değişiklikle 2018 yılı içerisinde söz konusu çalışanlar bir maaş fazla almış olacak.

Annesini kaybetti teyzesi olarak bildiği kadın bakım kim çıktı

henüz 6 aylıkken annesi tarafından terk edilen Fatma, annesi olarak bildiği teyzesini 2013’te trafik kazasında kaybedince büyük acı yaşadı. Fatma, 9 yaşına geldiğinde ise asıl annesinin yıllarca teyze dediği kadın olduğunu öğrenince ise büyük şok yaşadı.
Antalya’da yaşayan 10 yaşındaki Fatma isimli küçük kızın yaşadıkları, tam anlamıyla filmlere konu olacak cinsten. Trajik olay, bundan 10 yıl önce Kepez ilçesinde yaşanmaya başladı. 27 yıl önce eşini kaybeden 59 yaşındaki Fatma A.’nın, 3 çocuğundan küçük kızı H.A. (26), iddiaya göre henüz 16 yaşındayken evlenmek için Hatay’a gitti. Burada yaklaşık 3-4 yıl kalan H.A. daha sonra hamile olarak anne evine geri döndü. Antalya’da doğumunu gerçekleştiren H.A.’nın dünyalar
tatlısı bir kızı dünyaya geldi. Yine iddiaya göre H.A., maddi durumdan dolayı kızına bakamayacağını söyleyerek henüz 6 aylık kızını annesine bırakarak tekrar Hatay’a gitti.
Ne yapacağını şaşıran anneanne Fatma A. büyük kızıyla birlikte torununa bakmaya başladı ve ona kendisiyle aynı ismi verdi. Küçük Fatma, 5 yaşına geldiğinde ise annesi olarak bildiği kadını, trafik kazasında kaybederek büyük acı yaşadı.

ANNEANNE VEFAT EDECEĞİNİ SANINCA ACI GERÇEĞİ PAYLAŞTI
Fatma anneannesiyle beraber 3 odalı evde yaşamaya devam ederken, 2017 yılında hayatının şokunu yaşadı. Sağlık sorunu yaşayan anneanne, öleceğini düşünüp acı gerçeği torunuyla paylaştı. Minik Fatma, yıllar sonra evinde ağırladığı, Hatay’a yanına gittiği teyzesinin gerçek annesi olduğunu, trafik kazasında kaybettiği kadının ise teyzesi olduğunu öğrendi. Küçük yaşta yaşadıklarıyla neye uğradığını şaşıran Fatma, şu sıralar teyzesi olarak bildiği annesini istemiyor. Onun tek istediği kendisine hayatı boyunca destek olan anneannesine sım sıkı sarılmak..

Kanser ve Tedavi Yöntemleri

Kanser Ve Kanser Tedavisi
Günümüzde yaygın olarak kullanılan kanser tedavisi yöntemleri kemoterapi,radyoterapi ve cerrahi yöntemdir.Bunu biyolojik tedavi yöntemleri,hormonal tedaviler ve hedefe yönelik kanser tedavisi takip eder.

Hastaya uygulanan ilk tedavi birinci basamak tedavi olarak adlandırılmaktadır.İşte bu birinci basamak tedaviden sonra uygulanan tedaviye adjuvan tedavi,önce uygulanan tedaviye de neoadjuvan tedavi denilmektedir.Örneğin;cerrahi tedaviden sonra uygulanan kemoterapi,adjuvan tedavidir.Cerrahi müdahale öncesindeki hormonoterapi de neoadjuvan tedavidir.Kanser teşhisi konulan hastanın,zaman kaybetmeden hastalığı kabullenmesi ve bir an önce hangi kanser tedavisi yöntemine başlanması gerektiğine doktoruyla beraber konuşup karar vermesi gerekir.Uygulanacak kanser tedavisi ve bunun sonuçlarının olumlu ve olumsuz yanları,tedavi stratejileri gibi konularda bilgi edinmelidir ve buna göre uygun bir yol çizilmelidir.

Kanser Tedavisi Öncesi
Hasta,kanser teşhisi koyulduktan sonra konuyla ilgili güvenilir bir doktor ve sağlık ekibiyle irtibata geçmek,tedaviyle ilgili çizilecek olan yolun belirlenmesi için faydalı olacaktır.Hasta hangi tür kansere yakalanmışsa,o türde uzmanlaşmış onkologlar bulmak açısından da hastaya yol gösterecektir.Aynı kanser türünde olan hastaları tedavi etmiş ve bu türde uzmanlaşmış bir doktora başvurmak,tedavinin maksimum derecede etkili olması açısından fayda sağlayacaktır.

Kanser tedavisi sürecinde moral ve motivasyon anlamında hastanın kendini rahat hissetmesi çok önemlidir.Bunun için tedaviyi yapacak olan doktor ve ekibinin hastalarla iletişimi sıcak ve candan olmalıdır.Resmi bi ilişki yerine,samimi,hastayı yeniden hayata bağlayan ve karşı tarafa devamlı pozitif enerji veren bir yaklaşım sergilemelidir.Bunun için ekip iyi seçilmelidir.
Kanser Tedavisinde Seçeneklerin Belirlenmesi
Kanser tedavisi,oluşan tümörün bulunduğu yere ve şekline göre bölgesel ya da sistemik olabilir.Bölgesel tedavi olarak sayılabilecek tedaviler arasında,radyoterapi,cerrahi müdahale ve RFA,mikrodalga,embolizasyon,mikroküre,nanoknife gibi girişimsel radyolojik yöntemler olarak anılan yöntemler sayılabilir.Kanser tedavisinde kullanılan ilaçların çoğu ise sistemik tedavi olarak anılır.Hastanın durumuna göre ayrı ayrı ya da hem sistemik hem de bölgesel olmak üzere her iki yöntem birden de uygulanabilir.
Seçtiğiniz alanında uzman doktorunuzla yaptığınız kanser tedavisi planında,kafanızda herhangi bir soru işareti kalmamasına özen gösterilmesi gerekir.Belirlenen tedaviden sonra hastalığın seyri nasıl olacak?Tedavi nerede ve süresi ne kadar olacak?Uygulanacak tedavinin yan etkileri nasıl olacak?Ortaya çıkacak olan yan etkiler nasıl minimum seviyeye indirilecek gibi soruların cevaplarını en baştan almaya çalışmak hasta açısından faydalı olacaktır.Hastaya tek ya da birden çok tedavi seçeneği önerilebilir.Tek uygulanan bir tedavi şekli hastalığın tekrar nüksetme ihtimalini azaltabilir fakat yan etkileri daha ağır olabilir.Bu şekildeki bilgiler, hastanın kendisi için neyin daha iyi olacağı konusunda karar vermesine imkan sağlayacaktır.Hastanın ayrıca uygulanacak olan tedavinin amacını iyi anlaması gerekir.Erken teşhis edilen kanserlerdeki tedavide amaç,genellikle kanseri bütünüyle tedavi etmektir.İlerlemiş vakalarda ise kanserin gelişimini ve ilerlemesini yavaşlatmak ve belirtileri minimum seviyeye indirerek hastanın yaşam kalitesini mümkün olan maksimum seviyeye çıkarmaktırCerrahi Yöntemler:Yaygın olarak kullanılan bölgesel bir kanser tedavisi yöntemidir.Kanseri teşhis etmek,evresini yani yayılma miktarını tespit etmek ve tedavi etmek için sıklıkla kullanılır.Lokal ya da genel anestezi yoluyla yapılır.Ameliyatla kanserli organın bir kısmı veya tamamı alınabilir.Kanserli bölgeye yakın olan dokuların da bazıları alınabilir. Lenf düğümleri gibi..Cerrah vücudu keserek ameliyat yaparsa buna invazif cerrahi denir.Vücudun diğer bölgelerine yayılmamış kanser vakalarında büyük fayda sağlar.Kanser teşhisi biyopsi işlemiyle kolay bir şekilde koyulabilmektedir.Şüpheli bölgeden alınan bir doku örneği labaratuvar ortamında uzmanlar tarafından incelenerek kanserin varlığına bakılır.Eğer kanserli hücre varsa hangi türden kanser olduğu ve ilerleme hızı bu yolla tespit edilir.Ayrıca kanserin tekrar nüksetme ihtimalini en aza indirecek başka tedavilere ihtiyacınızın olup olmadığına karar vermesine olanak sağlar..Bu tedaviler adjuvan diye adlandırılan destek tedavilerdir.Genellikle de kemoterapi ve radyoterapidir.Ameliyat öncesinde kanser oluşumunun küçülmesini sağlamak ve bu sayede daha kolay alınmasını sağlamak için uygulanan tedaviye ise neo-adjuvan tedavi denmektedir.

Bafra’nın sorunlarını Vekile ilettiler

MHP Bafra ilçe teşkilatı başkan Abdurrahman Çamaş ve yönetim kurulu üyeleri MHP Samsun Milletvekili Erhan Usta’ya Bafra’nın sorunlarını ilettiler.
MHP Samsun Milletvekili ve aynı zamanda MHP Grup Başkan Vekili Erhan Usta dün Bafra’da eski belediye başkanı Hasan Aslan’ın mevlit programı ve Gazipaşa mahallesinde 29 Ekim Cumhuriyet bayramı kutlama programlarına katıldı. Program sonrası MHP ilçe teşkilatına geçen Usta’ya ilçe teşkilatı, Bafra’nın sorunları hakkında bilgiler verdi.

İlçe teşkilatı adına konuşan,Başkan Abdurrahman Çamaş; ’Bafra’mızın başlıca ve en önemli sorunlarından biri olan Asbest boruların değişimi, asayiş bakımından yeterli polis memurunun olmayışı. Yine şehrimizin Gaziosmanpaşa mahallesinde bulunan karakolun kapatılması, buranın yeniden hizmete açılması konusunda isteklerini dile getirdiler. Talepleri dinleyen Samsun Milletvekili Erhan Usta ise, Samsun’un en büyük ilçesi olan Bafra’nın sorunlarını aktaran

MHP ilçe teşkilatına, sorunlarının çözümü konusunda yetkili merciler ile görüşmlere yapacağını ve sorunların çözümü konusunda takipte olacağını belirtti.”

Karnıbaharın Benzersiz Faydaları!

Son yıllarda yapılan araştırmalar, turpgil sebzelerin yüksek fitokimyasal seviyeleri ve ayrıca gerekli vitaminler, karotenoidler, lif, çözünür şekerler, mineraller ve fenolik bileşiklerin iyi tedarikçileri olması nedeniyle doğal antioksidanların mükemmel bir kaynağı olduğunu göstermektedir. Aslında, bu sebzelerin insan beslenmesinde fenolik bileşikler açısından en büyük kaynağı olduğuna inanılıyor.

Kanser riskini azaltır.
Birçok çalışma, genel beslenme ile kanser riskleri arasında güçlü bir bağ olduğunu gösteriyor. Araştırmalar karnabaharın kolon, karaciğer, akciğer ve mide kanserlerine ek olarak göğüs kanserini önlemede özellikle yararlı olduğunu göstermektedir. Kısaca kızlar karnabahara dört elle sarılmamız lazım. Sağlıklı beslenme düzenine eklememiz şart.
Karnabaharda kanser gelişiminin erken safhalarını durduran ve tümör büyümesini engellemeye yardımcı olan önleyici ajanlar olduğu belirlenmiştir. Bu önleyici ajanlar, çiğneme ve sindirim işlemi sırasında, kanser hücrelerinin büyümesini önlemeye yardımcı olan biyolojik açıdan aktif bileşiklere bölünür. Glukozinolatlar temel olarak bitki hücrelerinde doğal pestisit gibi davranır. İnsanlar tarafından tüketildiğinde DNA onarımı için kullanılırlar ve mutasyona uğramış kanser hücrelerinin büyümesini yavaşlatarak kanseri önlemeye yardımcı olurlar.
İnflamasyon, sıklıkla karşılaştığımız hemen hemen tüm kronik hastalıklarıntemeli. Karnabahar, vücudumuzda oksidatif stres ve serbest radikallerin varlığını düşüren antioksidanlar ve anti-inflamatuar bileşikler bakımından oldukça zengindir.Karnabahardaki önemli antioksidan değeri, vücuttaki oksidatif stresin azaltılmasına yardımcı olur. Sadece bir porsiyon karnabahar ile önerilen günlük C vitamini değerinin en az % 73’ünü alabiliriz, iltihaplanmayı azaltmaya, bağışıklığı artırmaya ve vücuda zararlı bakteriler, enfeksiyonlar ve soğuk algınlığını kontrol altında tutmaya yardımcı olur.

ARAÇ SAHİPLERİ DİKKAT!.. YENİDEN YASAKLANDI!

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının, Araçların İmal, Tаdil vе Mоntajı Hakkında Yönetmelikte Dеğişiklik Yаpılmаsınа Dair Yönetmeliği, Resmi Gаzete’de yаyımlаnаrаk yürürlüğe girdi. Yönеtmеliklе, araçlarda cam filmi ve rеnkli cam kullаnımınа ilişkin hükümdе dеğişiklik yapıldı. Bunа göre, cam filmi ve renkli cam kullanımında Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 63. mаddesi esаs аlınаcаk.
Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin ilgili maddesi ise “Taşıtların camlarının görüntüyü değiştirecek seviyede renkli kullanımı veya camların üzerine renkli film tabakaları yapıştırılması yasaktır” hükmünü içeriyor.
YÜRÜRLÜĞE GİRMEDEN YASAKLANDI

Bakanlık yetkilileri de ulusal güvenliğe ilişkin çekinceler nedeniyle söz konusu düzenlemenin yapıldığı bilgisini paylaştı.

Bakanlık, 26 Ekim 2016’da yayımladığı yönetmelikle, bir yıl sonra yürürlüğe girecek şekilde sürücülerin araçlarına onaylı cam filmi takmasını, ön cam hariç serbest bırakmıştı. Yönetmelikle, cam filmlerinin ışık yansıtma oranı için de çeşitli sınırlamalar getirilmişti. Böylece, 26 Ekim 2017 olan yürürlük tarihi gelmeden yeniden düzenleme yapılmış oldu
Öte yandan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Hafif Yolcu ve Ticari Araçlardan Çıkan Emisyonlar (EURO 5 ve EURO 6) Bakımından ve Araç Tamir ve Bakım Bilgilerine Erişim Konusunda Motorlu Araçların Tip Onayı ile İlgili Uygulama Usul ve Esaslarına İlişkin Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliği de Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Buna göre, tebliğ kapsamında yer alan araçların emisyon sınırları, bu sınırlara uyulması için belirlenen süreler ile tip onayı ile ilgili uygulama esaslarında bazı değişikliklere gidildi.
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının, Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliği, Resmi gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yönetmelikle, araçlarda cam filmi ve renkli cam kullanımına ilişkin hükümde değişiklik yapıldı. Buna göre, cam filmi ve renkli cam kullanımında Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 63. maddesi esas alınacak. Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin ilgili maddesi ise “Taşıtların camlarının görüntüyü değiştirecek seviyede renkli kullanımı veya camların üzerine renkli film tabakaları yapıştırılması yasaktır” hükmünü içeriyor

Bakanlık yetkilileri de ulusal güvenliğe ilişkin çekinceler nеdеniylе söz konusu düzenlemenin yаpıldığı bilgisini pаylаştı. Bakanlık, 26 Ekim 2016’dа yayımladığı yönеtmеliklе, bir yıl sonrа yürürlüğе girecek şеkildе sürücülеrin araçlarına onaylı cam filmi takmasını, ön cam hariç serbest bırakmıştı. Yönetmelikle, cam filmlеrinin ışık yansıtma oranı için de çeşitli sınırlamalar gеtirilmişti. Böylece, 26 Ekim 2017 olan yürürlük tarihi gelmeden yеnidеn düzenleme yаpılmış оldu