Artık kan bulmak zor olmayacak! Kanı dönüştüren teknik geliştirdiler

Kanada’nın British Columbia Üniversitesinde (UBC) görev yapan bir grup bilim insanının, A, B, ve AB grubu kanları, O Rh (-) kan grubuna dönüştüren ve alıcının kan tipine bakılmaksızın hastalarla uyumlu hale getirebilecek bir teknik geliştirdikleri bildirildi.Çalışmayı gerçekleştiren bilim heyetinden Biyokimya Uzmanı Stephen Withers, Kanada basınına yaptığı açıklamada, farklı kan türlerini genel verici kabul edilen O Rh (-) kan grubuna dönüştürmenin bir yolunu bulduklarını açıkladı.Withers, insanlardaki dört kan tipini birbirinden ayıran şeyin, kırmızı kan hücrelerinin yüzeyindeki minik şeker molekülleri olduğunu, A, B ve AB grubu kanlarda, bağışıklık sistemi tarafından tanınan farklı şeker molekülleri olmasına karşın O Rh (-) kan grubunun bu şeker moleküllerine sahip olmadıklarını ve bu yüzden O Rh (-) kan grubunun tüm alıcılarla uyumlu olduğunu hatırlattı.Withers, A, B ve AB grubu kanları O Rh (-) kan grubu gibi diğer kanlarla uyumlu hale getirmenin çözümünün, şeker moleküllerini etkin bir şekilde kesebilen moleküler makası bulmak olduğunu belirtti.Araştırmacıların 1980’lerin başından bu yana bu makas üzerinde çalıştığını, belli bir noktaya kadar başarı sağlandığını ifade eden Withers, aradıkları kaynağı, insan bağırsağındaki bakterilerde bulduklarını söyledi.Withers, bağırsak duvarlarının, farklı kırmızı kan hücrelerinde bulunan aynı şeker moleküllerine sahip olan müsin adı verilen şeker yapılarıyla kaplı olduğunu belirterek, “Bu yüzden insan bağırsağı mikrobiyomu, aradığımızı bulmak için iyi bir yer gibi görünüyordu.” dedi.

İNSAN DIŞKISINDAN 20 BİN DNA ÖRNEĞİ

Withers, bu amaçla insan dışkısından aldıkları bağırsak bakterilerinden 20 bin farklı DNA örneği çıkardıklarını ve onlardan şekerleri parçalamakta iyi olan yeni bir enzim sınıfını keşfettiklerini kaydetti.Bunun, daha önceki araştırmalarda elde edilenden 30 kat daha hızlı ayrılabilen bir enzim olduğunu söyleyen Withers, bu yüksek verimlilik seviyesinin, kan dönüşüm sürecinde daha az enzime ihtiyaç duyması anlamına geleceğini, bunun da daha düşük üretim maliyetleri ve fakat daha da önemlisi transfüzyon sonrası daha az enzimin filtrelenmesi demek olduğuna dikkati çekti.

Withers, yeni kan dönüştürme tekniğinin hayata geçmesinin biraz zaman alabileceğini ve dönüştürülmüş kanların, transfüzyonlarda kullanılmak üzere onaylanmadan önce kapsamlı güvenlik testlerinin uygulanmasının gerekebileceğini sözlerine ekledi

Kartal Tibet’in son hali şaşkına çevirdi

Yakışıklığıyla bir döneme damga vuran Yeşilam’ın çefsane jönlerinden Kartal Tibet’in son hali zamanın ne kadar acımasız olduğunu gözler önüne serdi.Yeşilçam’a damga vuran isimlerin başında gelen ünlü oyuncu Kartal Tibet’in son halini görenler “Zaman çok acımasız” demekten kendini alamıyor.Yakışıklığıyla bir döneme damga vuran usta oyuncu, 27 Mart 1939 tarihinde dünyaya gözlerini açtı. Sayısız filme imza atan Kartal Tibet’in 40 yıl içindeki değişimi görenleri şaşkına çeviriyor.Kartal Tibet, 1938 Ankara doğumlu yönetmen, oyuncu, senarist. Yeşilçam’a çok büyük katkıları bulunan Tibeıda bulunmuştur. Oynadığı ve yönettiği tüm filmler Türk Sineması’nın klasikleri arasına kazınmıştır.

Kartal Tibet, 27 Mart 1939 de öğretmen olan anne ve babasının ilk çocuğu olarak dünyaya gelir. Daha ilk okuldayken ilgi çeker, Radyo Çocuk Kulübü’nde Ayşe Abla piyeslerinde başrolü konuşmaya başlar.
Ama o ikisini de istemez; çünkü babası avukat olduktan sonra annesinden ayrılmış, avukatlık ona aile parçalayan bir meslek gibi görünmüştür. Tiyatroya gelince, o parıltılı dünyadan aklında daha çok sahne arkasındaki beklemeler, provalar, kavgalar, yani eziyet kısmı kalmıştır. Hem o sıralar dayısı İTÜ’de mimarlık okumaktadır ve o dayısıyla arkadaşlarına hayrandır. Yani mimar olmak ister. Bu arada Ankara’nın yıldız basketbolcularından da biridir. Ama annesiyle babasının yeniden evlenişi, gelen yeni kardeşler yüzünden biraz bocalar. Ve Konservatuara girer.
Ankara Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü’nden mezun oldu. 1961 yılında Ankara’nın ilk özel tiyatrosu Meydan Sahnesi’nin kurucularındandır. Burada dört piyes yönetir, 16’sında oynar.
O sıralar askere giden Göksel Arsoy’un yerine bir jön arandığı için film teklifleri gelmektedir ama o ”Göksel Arsoy ne alıyorsa onu alırım” dediği için olmaz bir türlü. Yine de Suat Yalaz’ın Karaoğlan teklifi ve ”siz hangi ücreti uygun görürseniz” cevabı nedeniyle Yeşilçam’a adımını atar. Tabii önce at binme, dövüş gibi dersler alır.
Karaoğlan’dan sonra Sezgin Burak’ın çizgi kahramanı Tarkan’ın sinema versiyonlarında, Sarmaşık Gülleri’nden Boş Çerçeve’ye bir dolu melodramda, Zambaklar Açarken, Çalıkuşu gibi pek çok edebiyat uyarlamasında, salon komedilerinde, tarihi filmlerde rol aldığı oyunculuk kariyeri sadece on yıl sürer.
İlk kez 1977’de Tosun Paşa filmiyle yönetmenliğe adım atar. 20’den fazlasında Kemal Sunal’ın rol aldığı çoğu iyi gişe yapan 56 film yönetir. Tabii sonra televizyon dönemi başladığı için, 12 dizinin, 200’den fazla bölümünü çeker. Mesela, Süper Baba, Borsa, Bizim Aile, Ah Bir Zengin Olsam…

Türkiye’nin dört bir yanından geldiler, 30 saniye görebildiler.

Kafkasya bölgesinin endemik kuş türleri arasında yer alan ve Türkiyede sadece Rize’nin İkizdere ilçesi Sivrikaya köyü çevresinde görülen dağ horozunu görebilmek için, yurdun dört bir yanından kuş gözlemcileri, foto safari meraklıları ve akademisyenler bu yıl da Dağ Horozu Şenliği’ne katıldı. Sabahın ilk ışıkları ile yaylaya çıkan grup, geçen yıl göremediği gizemli dağ horozunu bu yıl sadece 30 saniye görüntüleyebildiİkizdere Kaymakamlığı ve Belediye Başkanlığı tarafından bu yıl 14’üncüsü gerçekleştirilen Dağ Horozu Şenlikleri için İl Kültür ve Turizm Müdürü İsmail Hocaoğlu, İkizdere Belediye Başkanı Hasan Kösoğlu ile Türkiye’nin farklı illerinden gelen kuş gözlemcileri, foto safari meraklıları ve akademisyenler, saat 04.00’te Sivrikaya köyüne bağlı Büyükyaylamevkiine çıktı.

Doğa tutkunları bölgede, dürbün ve fotoğraf makineleri ile araziyi taradı, dağ horozu aradı. Yaylanın farklı noktalarına dağılan grup, geçen yıl göremediği dağ horozunu, bu yıl yaklaşık 30 saniye görebildi. Heyecanla fotoğraflanan dağ horozu, ardından gözden kayboldu. İki saat süren gözlem sonunda, başka bir dağ horozunun izine rastlayamayan grup, yayladan indi. Grup, foto safari için yayla turuna çıktı.

‘KISA BİR SÜRE GÖRDÜK, GÖZDEN KAYBOLDU’

İl Kültür ve Turizm Müdürü İsmail Hocaoğlu, sabah gelen ilk kafile arasında yer aldığını ve dağ horozunu görebildiğini belirterek, “Dürbünle kuşu görebildik. Sonra çalılık alana girdi ve gözden kayboldu. Şu an kuluçka dönemi olduğu için pek görülmüyor. Ancak mayıs ve eylül ayları arasında bu kuş görülebiliyor. Endemik tür olan dağ horozu, bu bölgede görülüyor. Türkiye ve dünyanın dört bir yanından turistler bu kuşu görebilmek için bölgemize geliyor. Kuşu görmenin hazzını yaşayan insanlar, yeniden geri dönüyor” dedi.

1 milyon kişinin hayatı değişecek, Yarın başlıyor

Lise tercih süreci başlıyor. Öğrenciler, merkezi sınav puanı, yerel yerleştirme ve pansiyonlu okullar olmak üzere üç grupta tercih yapabilecek. Merkezi sınava girmeyen öğrencilerin ise yerel yerleştirme ile öğrenci alan okullar ve pansiyonlu okullar olmak üzere iki grupta tercihleri alınacak.Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) liselere geçiş tercihleri yarından itibaren 13 TemmuzCuma günü saat 17.00’ye kadar alınacak. Tercih işlemi, “https://e-okul.meb.gov.tr” internet adresinden yapılabileceği gibi öğrencinin mezun olduğu okuldan ya da herhangi bir resmi ortaokul müdürlüğünden de gerçekleştirilebilecek. Yapılan tercihler mutlaka ilgili ortaokul müdürlüklerine onaylatılacak. Özel liselere kayıt işlemleri ve yetenek sınavıyla öğrenci alan okulların kayıtları 13 Temmuz’da tamamlanacak. Bakanlık yarın tercih sürecini başlatacak, aynı
zamanda tercihlere esas kontenjan tablolarını da ilan edecek. Yerleştirme sonuçları ve boş kontenjanlar, 30 Temmuz’da açıklanacak.Nakil tercih başvurularının ilki 6-10 Ağustos’ta, ikincisi 13-17 Ağustos’ta, üçüncüsü 27-31 Ağustos’ta, dördüncüsü 3-6 Eylül’de yapılacak. Yatılılık başvuruları, 10-14 Eylül’de okul ve kurumlarca alınacak. Merkezi yerleştirme, merkezi sınavla öğrenci alan fen liseleri, sosyal bilimler liseleri, proje uygulayan eğitim kurumları ile mesleki ve teknik Anadolu liselerinin Anadolu teknik programlarına tercihler doğrultusunda merkezi sınav puanı üstünlüğüne göre yapılacak. Yerel yerleştirme ise okulların türü, kontenjanı, bulundukları yere göre oluşturulan ortaöğretim kayıt alanı ile öğrencilerin ikamet adresleri, öğrencilerin ortaokullarda bulunuşlukları, tercih önceliği, okul başarı puanları, devam-devamsızlık ve yaş kriterleri göz önünde tutularak gerçekleştirilecek. Güzel sanatlar liseleri, spor liseleri, klasik sanatlar ve musiki, görsel sanatlar ve spor programı/projesi uygulayan Anadolu imam hatip liselerine yerleştirme iş ve işlemleri ile öğrencilerin okullara kayıtları 13 Temmuz Cuma saat 17.00’ye kadar tamamlanacak. Açıköğretim ortaokulu öğrencilerinin yerleştirme işlemleri, yerel yerleştirme ile öğrenci alan okullar için yerleştirme talebinde bulunmaları halinde, ikamet adresleri dikkate alınarak il ve ilçe öğrenci yerleştirme ve nakil komisyonlarınca 10-14 Eylül’de yapılacak.

OKUL TERCİHİ ZORUNLU

Sınava giren ve merkezi sınav puanına sahip olan öğrenciler dahil, tüm öğrenciler yerel yerleştirmeyle öğrenci alan okul tercihinde bulunmak zorunda olacak. Yerel yerleştirmeyle öğrenci alan okullar ekranından tercih yapılmaması durumunda, öğrencilere merkezi sınavla öğrenci alan okullar ile pansiyonlu okullar tercih ekranı açılmayacak. Öğrenciler, merkezi sınav puanı, yerel yerleştirme ve pansiyonlu okullar olmak üzere üç grupta tercih yapabilecek. Merkezi sınava girmeyen öğrencilerin ise yerel yerleştirme ile öğrenci alan okullar ve pansiyonlu okullar olmak üzere iki grupta tercihleri alınacak. Öğrenciler, ilk olarak yerel yerleştirmeyle öğrenci alan okullar ekranından tercihte bulunacak. Yerel yerleştirmede tercihlerinden ilk üç okulu kayıt alanından seçmek kaydıyla öğrenciler en fazla beş okul tercihi yapabilecek. Yapılan tercihlerde aynı okul türünden (Anadolu lisesi, mesleki ve Teknik Anadolu lisesi, Anadolu imam hatip lisesi) en fazla üç okul seçilebilecek. Öğrenciler, ayrıca istemeleri halinde yerleştirmeye esas dördüncü nakil başvuru döneminde mesleki eğitim merkezlerini de tercih edebilecek. Yerel yerleştirmeyle öğrenci alan okullar için tercihlerini yaparak kayıt işlemini tamamlayan öğrenciler, istemeleri halinde merkezi sınavla öğrenci alan okullar için açılacak ekrandan en fazla beş, pansiyonlu okullar tercih ekranından da en fazla beş okul olmak üzere toplam 15 okul tercihinde bulunabilecek.
EŞİTLİK HALİNDE NE OLACAK?
Sınavla öğrenci alan okullarda merkezi sınav puanının eşitliği halinde sırasıyla, ortaokul başarı puanına (OBP), öğrencinin doğum tarihine göre yaşı küçük olana, 8’inci, 7’nci ve 6’ncı sınıflardaki yıl sonu başarı puanı (YBP) üstünlüğüne, okula özürsüz devamsızlık yapılan gün sayısının azlığına ve tercih önceliği durumlarına bakılarak yerleştirme yapılacak.Öğrenciler, yerleştirme işlemleri sonucunda merkezi sınav puanı ile öğrenci alan okul tercihine yerleşmiş ise yerel yerleştirme ve pansiyonlu okul tercihleri dikkate alınmayacak.
KOMİSYON KURULACAK MEB,
yarından itibaren 13 Temmuz’a kadar tercih danışmanlığı komisyonları aracılığıyla talep eden öğrencilere destek verecek. Bu kapsamda 81 ilde yaklaşık 31 bin öğretmen görev yapacak. Tercih yapmayan veya tercihleri doğrultusunda hiçbir tercihine yerleşemeyen öğrenciler açıköğretim kurumlarına yönlendirilecek. Merkezi sınavla öğrenci alacak okul sayısı bin 373, bu okulların kontenjanı ise 126 bin 510 olarak belirlendi.Gazetevatan

Müjdeli haber geldi, Yüzde 100’e çıktı

2.5 milyon esnafa müjde geldi. Kredi sübvansiyonu oranı % 20’den % 100’e çıkarılırken, esnaf kredileri için bütçe ödeneği 1.5 milyar liraya yükseltildi.Hükümet, yaklaşık 2.5 milyon esnafın yüzünü güldürecek, ticari hayatta elini rahatlatacak önemli bir hamleye hazırlanıyor. Hükümet, esnafa kredide sübvansiyon oranını yüzde 20’den yüzde 100’e çıkarırken, uygulamadan yararlananların sayısı 460 bine ulaştı. Esnaf kredileri için 2002’de 50 milyon lira olan bütçe ödeneği bu yıl ise 1.5 milyar liraya yükseltildi. AK Parti, 24 Haziran seçimlerinin hemen ardından esnafın rekabet gücünü artırmak, değişen ekonomik ve sosyal şartlara uyum için dört yıllık strateji belgesi ve eylem planını yaşama geçirecek. Bu kapsamda atılacak adımlar ve 16 yıllık dönemde yaşama geçen bazı düzenlemeler şöyle: İŞLERİNİ BÜYÜTME İMKÂNI:
Esnafa yeni finansman modelleri ile işlerini geliştirme ve büyütme imkânı tanınacak. Esnaf ve Sanatkârlar Bilgi Sistemi yeniden yapılandırılacak.KENT MERKEZLERİNE İŞYERİ:İmar düzenlemeleriyle özellikle kent merkezlerinde işyeri çeşitliliği artırılacak.
MARKALAŞMA PROJESİ:Esnaf ve sanatkârlar için sektör analizleri projesi hayata geçiriliyor. Doğrudan esnafa yönelik pazarlama vemarkalaşma projesi hayata geçirilecek.E-TİCARET DESTEK PROGRAMI:İşletmelerin e-ticaretten yararlanmalarını teminen bir destek programı başlatılacak. Dijitalleşme becerilerinin artırılması teşvik edilecek.YENİ FİNANSMAN MODELLERİ:
Küçük işletmeleri teşvik için girişimrisk sermayesi gibi yenilikçi finansman modelleri desteklenecek.İSTİHDAM DESTEĞİ SÜRECEK:
Ücret, sigorta primi ve vergi yükünü birer ay arayla karşılayarak hem 1-3 çalışanı olan esnaf hem de gençlerin istihdamı desteklenecek.UYGUN KOŞULLU KREDİ:
Esnafa Halk Bankası aracılığıyla uygun koşullu kredi kullandırımı devam edecek. 2002’de esnafa yansıtılan kredi faizleri yüzde 47’lerdeyken bugün yüzde 4 seviyelerine kadar indi.

Yargıtay’dan milyonlarca çalışanı ilgilendiren ‘izin’ kararı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarına karşılık izin kullandırılamayacağına, bu günlerde yapılan çalışmalar için ücret ödemesi yapılması gerektiğine hükmetti. Kararda, “İşçi tatil günleri çalışmışsa bunun karşılığı ücretin ödenmesi gerekir. Bu çalışma sonrası karşılığında izin kullandırılması, tatil ücretine hak kazanamayacağını göstermez. Zira tatil çalışmaları karşılığı serbest zaman veya izin verilmesi yasaya uygun değildir” denildi.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarına karşılık izin kullandırılamayacağına, bu günlerde yapılan çalışmalar için ücret ödenmesi gerektiğine hükmetti.
İstanbul’da 1995-2013 arasında usta öğretici ve değerlendirme görevlisi olarak çalışan bir kişi, ayrıldığı iş yerinden davacı oldu.İş vereni tarafından kendisinden istifa dilekçesi alınarak 20bin lira ödeme yapıldığını, bunun da taksitle ödendiğini ileri süren davacı, bakiye kıdem tazminatı, fazla mesai, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının tahsilini istedi.İstanbul Anadolu 5. İş Mahkemesi, iş sözleşmesinin davacı işçinin talebiyle bozulduğu, bu nedenle kıdem tazminatına hak kazanmadığı gerekçesiyle kıdem tazminatı ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının reddine, fazla mesai ve izin ücret alacaklarının kabulüne karar verdi.Kararın temyiz edilmesi üzerine dosyayı görüşen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozdu.Bozma kararında, işçinin haklı bir nedene dayanmadan ve bildirim öneli tanımaksızın iş sözleşmesinin feshinin, istifa olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.Şarta bağlı istifanın ise kural olarak geçerli olmadığının altı çizilen kararda, uygulamada en çok karşılaşılan şekliyle, işçinin ihbar ve kıdem tazminatı haklarının ödenmesi şartıyla ayrılma talebinin istifa değil, ikale (bozma sözleşmesi) yapma yönünde bir icap olarak değerlendirilmesi gerektiği anlatıldı.”FESHİN İŞ VERENCE GERÇEKLEŞTİRİLDİĞİ KABUL EDİLMELİ”İşçinin istifa dilekçesindeki iradesinin fesada uğratılmasının da sıkça karşılaşılan bir durum olduğu ifade edilen kararda, şöyle denildi:”İş verenin tazminatların derhal ödeneceği sözünü vermek ve benzeri baskılarla işçiden yazılı istifa dilekçesi vermesini talep etmesi ve işçinin buna uyması halinde, gerçek bir istifa iradesinden söz edilemez. Bu halde feshin iş verence gerçekleştirildiği kabul edilmelidir.
İşçinin haklı nedenle derhal fesih nedenleri mevcut olduğu ve buna uygun biçimde bir fesih yoluna gideceği sırada, iradesi fesada uğratılarak iş verence istifa dilekçesi alınması durumunda da istifaya geçerlilik tanınması doğru olmaz. Bu durumda işçinin haklı olarak sözleşmeyi feshettiği sonucuna varılmalıdır.”İş sözleşmesinin istifayla sona ermesi halinde işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanmasının mümkün olmadığı, ihbar ve kıdem tazminatına da hak kazanamadığı hatırlatılan kararda, istifa durumunda işçinin iş verene ihbar tazminatı ödemesi yükümü ortaya çıkabileceğinden istifa türündeki belgelerin titizlikle ele alınması gerektiği vurgulandı.Kararda, istifa halinde dahi işçiye kıdem tazminatı ödeneceğini öngören sözleşme hükümleri ile iş yeri uygulamalarının 4857 sayılı Yasaya göre geçerli olduğu, bu halde kıdem tazminatının 1475 sayılı Yasa’nın 14. maddesine göre hesaplanması ve anılan maddedeki kıdem tazminatı tavanının gözetilmesinin zorunlu olduğu ifade edildi.
Somut uyuşmazlıkta davacının neden belirterek şartlı istifa ettiği anlatılan kararda, istifa dilekçesinde sağlık nedenlerini ileri süren davacının fesih tarihinde yaş hariç emeklilik koşullarına sahip olduğu kaydedildi. Bu nedenle fark kıdem tazminatının hüküm altına alınması gerekirken, talebin reddedilmesinin hatalı olduğu bildirildi.
“ÜCRETİN ÖDENMESİ GEREKİR”Davacı işçinin ulusal bayram ve genel tatil günlerindeki çalışmalarının karşılığı olarak ücrete hak kazanıp kazanmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunduğu anımsatılan kararda, “4857 sayılı İş Kanunu’nda serbest zaman, fazla mesai çalışması için öngörülmüştür. İşçi tatil günleri çalışmışsa bunun karşılığı ücretin ödenmesi gerekir. Bu çalışma sonrası karşılığında izin kullandırılması, tatil ücretine hak kazanamayacağını göstermez. Zira tatil çalışmaları karşılığı serbest zaman veya izin verilmesi yasaya uygun değildir.” ifadelerine yer verildi.
“BİLİRKİŞİ RAPORU HATALI”
Hükme esas bilirkişi raporunun, “davacı işçinin resmi bayram günlerinde çalıştığı ancak davalı tarafından ibraz edilen izin belgelerine göre buna karşılık izin kullandığı, bu gerekçeyle ulusal bayram ve genel tatil alacağının bulunmadığı” yönünde hazırlandığı aktarılan kararda, bu değerlendirmenin hatalı olduğu kaydedildi.Kararda, “Davalı tarafından ibraz edilen ve davacı imzasını taşıyan belgeler 2008-2009 yıllarına ait olup, davalı tarafından 2010-2013 yıllarına ait ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarına karşılık izin kullandığına dair belge ibraz edilmediği gibi belge ibraz edilse dahi geçersiz olacağından bu döneme ait ulusal bayram ve genel tatil alacağı hesaplanıp hüküm altına alınması gerekir.Belirtilen günlerde davacının çalıştığı davacı tanık anlatımlarıyla doğrulandığı halde çalışmanın ispat edilemediği gerekçesiyle reddi hatalıdır.” tespitinde bulunuldu

Savunması bile mide bulandırdı, 625 Lira ceza uygulandı

Konya’da bir kişinin köpeğe cinsel istismarda bulunduğu görüntüyü sosyal paylaşım sitesinde yayınladığı iddia edilen A.Ş.’ye, Orman ve Su İşleri 8’inci Bölge Müdürlüğü tarafından ‘Hayvana kötü muamele yapmak’ suçundan 625 lira para cezası uygulandı. A.Ş. hakkında suç duyurusunda da bulunuldu. Şüpheli, görüntülerdeki kişinin kendisi olmadığını ileri sürdü.
Konya Mevlana Doğayı ve Hayvanları Sevenler Derneği üyeleri, A.Ş.’nin sosyal medya hesabından bir kişinin köpeğe cinsel istismarda bulunduğu videoyu paylaştığını gördü. Dernek üyeleri, Orman ve Su İşleri 8’inci Bölge Müdürlüğü’ne şikayette bulundu. Bölge Müdürlüğü yetkilileri yaptıkları araştırma sonucu A.Ş.’nin adresini belirledi.Görüntüdeki kişinin kendisi olmadığı ileri süren A.Ş., savunmasında, ”Cep telefonumu bir kıraathanede unuttum. Orada bilmediğim şahıslartarafından telefonuma yüklenmiş. Bu görüntüler bana ait değildir” dedi. A.Ş.’ye, Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında ‘Hayvana kötü muamele yapmak’ suçundan 625 lira idari para cezası uygulandı. Dernek ayrıca A.Ş. hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’na da suç duyurusunda bulundu.

Tüm Gözler Erdoğanda

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 24 Mayıs Perşembe günü açıklanacak olan seçim beyannamesine son şeklini veriyor.AK Parti’de gözler 24 Mayıs’ta açıklanacak olan seçim beyannamesine çevrilirken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan beyannameye son şeklini veriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından 24 Mayıs Perşembe günü açıklanacak olan beyanname; adalet, kalkınma, demokrasi, yoksulluk, yasaklar ve yolsuzlukla mücadele olmak üzere 6 bölümden oluşacak ve seçim manifestosunun tamamlayıcısı niteliğinde olacak.2023, 2053, 2071HEDEFLERİ…Beyannamede, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile birlikte inşa edilmeye başlanacak olan “güçlü Türkiye” için atılacak adımlar tek tek yer alacak. Ayrıca, ekonomi ve sosyal alanlarda atılacak somut adımlar, 2023, 2053 ve 2071 hedefleri ile Türkiye’nin terörle mücadeledeki kararlılığı da
beyannamede yer alacak

Memura Müjde Maaşlar Erken Yatacak

Kamuda geçici personel olarak görev yapan 4C’lilerden 4B sözleşmeli personel statüsüne geçenlerin maaşı peşin yatacak
Devlet Memurları Kanunu’nun 4C maddesi uyarınca çalışırken, aynı kanunun 4B maddesi kapsamına geçirilen personel, bundan böyle maaşını peşin alacak.15 NİSAN’DAN İTİBAREN YÜRÜRLÜKTE
Resmi Gazete’de yer alan konuya ilişkin Bakanlar Kurulu kararı 15 Nisan’dan geçerli olmak üzere yürürlüğe girdiilişkin Bakanlar Kurulu kararı 15 Nisan’dan geçerli olmak üzere yürürlüğe girdi.Devlet Memurları Kanunu’nun 4C maddesi uyarınca çalışan “geçici personel”, aynı kanunun 4B maddesi kapsamında “sözleşmeli personel” olarak istihdam edilmişti. 4C’li statüsündeyken çalışması karşılığında maaş alan personele, 4B maddesi kapsamda bugün yapılan düzenlemenin ardından ücretleri peşin ödenecek.BİR MAAŞ FAZLA ALACAKLAR
Bu kapsamdaki personel kadroya geçirilmesinin ardından 15 Mart-14 Nisan mesailerinin ücretini 15 Nisan’da,
15 Nisan-14 Mayıs çalışmalarının maaşını da 15 Mayıs’ta aldı.Ancak yapılan değişiklikle peşin almaları gereken 15 Nisan maaşları önümüzdeki günlerde kurumlarca tahakkuk ettirilerek 4B statüsüne geçen kamu personeline ödenecek. Yapılan bu değişiklikle 2018 yılı içerisinde söz konusu çalışanlar bir maaş fazla almış olacak.

Annesini kaybetti teyzesi olarak bildiği kadın bakım kim çıktı

henüz 6 aylıkken annesi tarafından terk edilen Fatma, annesi olarak bildiği teyzesini 2013’te trafik kazasında kaybedince büyük acı yaşadı. Fatma, 9 yaşına geldiğinde ise asıl annesinin yıllarca teyze dediği kadın olduğunu öğrenince ise büyük şok yaşadı.
Antalya’da yaşayan 10 yaşındaki Fatma isimli küçük kızın yaşadıkları, tam anlamıyla filmlere konu olacak cinsten. Trajik olay, bundan 10 yıl önce Kepez ilçesinde yaşanmaya başladı. 27 yıl önce eşini kaybeden 59 yaşındaki Fatma A.’nın, 3 çocuğundan küçük kızı H.A. (26), iddiaya göre henüz 16 yaşındayken evlenmek için Hatay’a gitti. Burada yaklaşık 3-4 yıl kalan H.A. daha sonra hamile olarak anne evine geri döndü. Antalya’da doğumunu gerçekleştiren H.A.’nın dünyalar
tatlısı bir kızı dünyaya geldi. Yine iddiaya göre H.A., maddi durumdan dolayı kızına bakamayacağını söyleyerek henüz 6 aylık kızını annesine bırakarak tekrar Hatay’a gitti.Ne yapacağını şaşıran anneanne Fatma A. büyük kızıyla birlikte torununa bakmaya başladı ve ona kendisiyle aynı ismi verdi. Küçük Fatma, 5 yaşına geldiğinde ise annesi olarak bildiği kadını, trafik kazasında kaybederek büyük acı yaşadı.ANNEANNE VEFAT EDECEĞİNİ SANINCA ACI GERÇEĞİ PAYLAŞTI
Fatma anneannesiyle beraber 3 odalı evde yaşamaya devam ederken, 2017 yılında hayatının şokunu yaşadı. Sağlık sorunu yaşayan anneanne, öleceğini düşünüp acı gerçeği torunuyla paylaştı. Minik Fatma, yıllar sonra evinde ağırladığı, Hatay’a yanına gittiği teyzesinin gerçek annesi olduğunu, trafik kazasında kaybettiği kadının ise teyzesi olduğunu öğrendi. Küçük yaşta yaşadıklarıyla neye uğradığını şaşıran Fatma, şu sıralar teyzesi olarak bildiği annesini istemiyor. Onun tek istediği kendisine hayatı boyunca destek olan anneannesine sım sıkı sarılmak..